Shibuya'daki yaya geçidinde ışık yeşile döndüğünde, aynı anda yüzlerce insanla birlikte karşıya yürüyorsunuz. Kimse kimseye çarpmıyor, kimse acele etmiyor. Birkaç gün sonra ise Kyoto'da binlerce turuncu kapının altından geçerken, aynı ülkenin bu kadar sakin bir yüzü olabileceğine şaşırıyorsunuz.
Japonya, "bir gün mutlaka" listelerinin en üst sıralarında olan ama çoğu zaman uzaklığı, dili ve planlama zorluğu yüzünden ertelenen bir ülke. Oysa doğru bir rotayla sekiz gün, bu ülkenin hem geleceğe uzanan yüzünü hem de yüzyıllık geleneklerini görmeye yetiyor.
Bu yazıda, Ecco Turizm'in THY ile Grand Japonya Turu rotasını takip ederek Tokyo'dan Osaka'ya uzanan yolculuğun en unutulmaz anlarını, Japon sofrasını ve yola çıkmadan önce bilmeniz gerekenleri anlatıyoruz.
Neden Şimdi Japonya?
İlk iyi haber şu: Türk vatandaşları Japonya'ya turistik seyahatlerde vize almadan gidebiliyor. İkincisi, Türk Hava Yolları ile İstanbul'dan Tokyo'ya direkt uçuş var. Öğleden sonra kalkıp ertesi sabah Tokyo'da oluyorsunuz.
Üçüncüsü ise belki en önemlisi. Japonya kendi başına gezilmesi en zor ülkelerden biri sayılır. Tabelalar çoğunlukla Japonca, tren sistemi karmaşık, şehirler arası mesafeler uzun. Türkçe bir rehberle yapılan bir tur, bu zorlukları ortadan kaldırıp size sadece keşfetmenin keyfini bırakıyor.
Rotada Aklınızda Kalacak 8 An
Asakusa'da kırmızı fenerin altından geçmek
Tokyo'ya indiğiniz ilk gün, şehrin en eski Budist tapınağı Senso-ji'de başlıyor. Devasa kırmızı fenerin asılı olduğu Kaminarimon, yani "Yıldırım Kapısı" ilk fotoğraf karenizi oluşturacak. Tapınağa uzanan Nakamise Caddesi'nde sokak lezzetlerini tadıp hediyelik alırken, Tokyo'nun yüzyıllar öncesine uzanan yüzüyle tanışıyorsunuz. Aynı gün akşamüstü ise Ginza'nın ışıltılı vitrinlerinden geçip Shibuya'ya, dünyanın en kalabalık yaya geçidine ve sadık köpek Hachiko'nun heykeline varıyorsunuz. Tek bir günde Japonya'nın iki uç yüzü.
Kamakura'nın Büyük Buda'sı karşısında
Şogunluk sisteminin doğduğu Kamakura'da, açık havada oturan dev bronz Buda heykeli sizi bekliyor. Yüzyıllardır yağmura, depreme ve tsunamiye meydan okuyan bu heykelin önünde durunca insanın sesi kendiliğinden alçalıyor. Ardından Yokohama'ya geçiyor, Japonya'nın en büyük Çin mahallesinde dolaşıyor ve hazır eriştenin hikâyesini anlatan Cup Noodles Müzesi'ni geziyorsunuz.
Fuji Dağı'na ilk bakış
Japonya'nın kutsal dağı Fuji, 3.776 metrelik zarif konisiyle ülkenin en tanınmış simgesi. Eteklerindeki Oshino Hakkai köyünde, Fuji'nin karından süzülen berrak kaynak sularını görüyor, sıcak mochi tadıyorsunuz. Ardından Ashi Gölü'nde tekne turu ve teleferikle, yer yer hâlâ buhar yükselen volkanik Owakudani Vadisi'ne çıkış var. Havanın açık olduğu bir günde Fuji'nin göle yansıyan silueti, turun en çok fotoğraflanan anı olacak.
Shinkansen ile saatte 285 km
Tokyo'dan Osaka'ya geçişi, dünyanın en ünlü hızlı treni Shinkansen ile yapıyorsunuz. Yaklaşık 500 km'lik yol, pencereden akan pirinç tarlaları ve şehir manzaraları eşliğinde göz açıp kapayıncaya kadar bitiyor. Trenin dakikası dakikasına kalkması, Japonya'nın neden "dakiklik ülkesi" diye anıldığını anlatmaya yetiyor.
Dotonbori'nin neonları altında
Osaka, Japonların "yemek için yaşanacak şehir" dediği yer. 16. yüzyıldan kalma görkemli Osaka Kalesi'ni gezdikten sonra akşam Dotonbori'ye iniyorsunuz. Kanal boyunca uzanan dev neon tabelalar, sokak tezgâhlarından yükselen takoyaki kokusu ve kalabalığın enerjisi, Osaka'nın Tokyo'dan ne kadar farklı bir ruhu olduğunu hemen hissettiriyor.
Kyoto'da binlerce turuncu kapı
Turun en büyüleyici günü Kyoto'da geçiyor. Üst katları altın varakla kaplı Kinkakuji, yani Altın Köşk, göletin yüzeyine yansırken neredeyse gerçek dışı görünüyor. Ardından "Bir Geyşanın Anıları" filmindeki sahnelerle tanınan Fushimi Inari'de, dağın yamacına tırmanan binlerce turuncu torii kapısının altından yürüyorsunuz. Gün, geyşaların semti Gion'un ahşap evleri ve rüzgârda hışırdayan Arashiyama bambu ormanıyla tamamlanıyor.
Nara'da size selam veren geyikler
Japonya'nın ilk kalıcı başkenti Nara'da, dünyanın en büyük ahşap yapılarından biri olan Todaiji Tapınağı ve içindeki dev bronz Buda'yı görüyorsunuz. Ama Nara'yı unutulmaz yapan asıl şey, parkta serbestçe dolaşan yüzlerce geyik. Kraker uzattığınızda başlarını eğerek size "selam" veriyorlar. Günün ikinci yarısında ise liman kenti Kobe'de, dünyaca ünlü Kobe etinin memleketinde ve 1995 depreminden sonra küllerinden doğan şehrin hikâyesini anlatan deprem müzesinde vakit geçiriyorsunuz.
Rinku Outlet'te son alışveriş
Son gün, Osaka Kansai Havalimanı'na çok yakın Rinku Premium Outlet'te Japon ve uluslararası markaları uygun fiyatlarla bulabileceğiniz bir serbest zaman var. Ardından gece uçuşuyla İstanbul'a dönüyorsunuz.
Japon Sofrasında Neler Var?
Turda kahvaltılar otelde dahil, öğle ve akşam yemekleri ise serbest. Bu da her öğün yeni bir lezzeti deneme fırsatı demek. Listenize eklemeniz gerekenler:
Ramen: Tokyo'nun her köşesinde bir ramen dükkânı var. Bazılarında siparişi kapıdaki otomattan verip fişinizi ustaya uzatıyorsunuz.
Sushi: Japonya'da sushi, alıştığınızdan çok daha sade ve taze. Bantlı sushi restoranları (kaiten-zushi) hem uygun fiyatlı hem de eğlenceli.
Takoyaki ve okonomiyaki: Osaka'nın sokak lezzetleri. Ahtapotlu hamur topları ve Japon usulü lahanalı krep, Dotonbori'de mutlaka denenmeli.
Kobe eti: Dünyanın en ünlü sığır eti. Kobe'de küçük bir porsiyon bile tadına bakmaya değer.
Mochi ve matcha: Pirinç hamurundan yapılan yumuşacık tatlılar ve yeşil çay aromalı her şey, dondurmadan kekine kadar.
Konbini atıştırmalıkları: 7-Eleven, Lawson ve FamilyMart gibi marketlerin onigirisi ve sandviçleri, Japonya'da yolcuların gizli kahramanı.
Bilmeniz Gereken Birkaç Görgü Kuralı
Japonlar misafirlere karşı son derece hoşgörülü, ama birkaç küçük incelik size çok şey kazandırır:
Bahşiş verilmez. Restoranda masaya bahşiş bırakmak kibar karşılanmaz, hatta garson peşinizden koşup parayı iade edebilir.
Yürürken yemek yenmez. Sokak yiyeceklerini aldığınız tezgâhın önünde yiyip öyle yolunuza devam edin.
Sessizlik esastır. Tren ve metrolarda telefonla konuşulmaz, yüksek sesle sohbet edilmez.
Çöp kutusu bulmak zordur. Çöplerinizi yanınızda taşıyacağınız küçük bir poşet işinizi kolaylaştırır.
Ayakkabılar kapıda kalır. Bazı tapınak ve restoranlarda içeri girmeden ayakkabı çıkarılır, temiz çoraplarınız yanınızda olsun.
Pakette Neler Var?
Tur fiyatına THY ile İstanbul – Tokyo ve Osaka – İstanbul ekonomi sınıfı uçuşlar, Tokyo ve Osaka'da 3 ve 4 yıldızlı otellerde toplam 6 gece konaklama ve kahvaltılar, Tokyo – Osaka Shinkansen bileti, yerel ulaşım ve Türkçe rehberlik dahil. Kamakura – Yokohama, Fuji – Hakone – Ashi Gölü, Osaka, Kyoto, Nara, Kobe ve Rinku Outlet turları da programın bir parçası.
Bütçenizi planlarken hesaba katmanız gereken ekstralar ise şunlar: müze ve tapınak girişleri, Ashi Gölü tekne turu, şehir vergileri ve lokal rehberlik için tur sırasında ödenen kişi başı 220 €, rehber ve şoför bahşişleri için önerilen kişi başı 30 €, öğle ve akşam yemekleri, yurt dışı çıkış harcı ve seyahat sağlık sigortası.
Kişi başı fiyatlar 2.599 €'dan başlıyor. Güncel tarihleri tur sayfasından takip edebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Japonya için vize gerekiyor mu? Hayır. Türk vatandaşları turistik amaçlı seyahatlerde Japonya'ya vizesiz girebiliyor. Pasaportunuzun dönüş tarihinden itibaren en az 6 ay geçerli olması yeterli.
Uçuş ne kadar sürüyor? İstanbul'dan Tokyo'ya direkt THY uçuşu yaklaşık 12 saat. Öğleden sonra kalkan uçak ertesi sabah Tokyo'ya iniyor. Yolculuğun büyük kısmı Japonya saatiyle geceye denk geldiği için uçakta uyumaya çalışmak, ilk güne dinç başlamanızı sağlar.
Hangi para birimini yanıma almalıyım? Japonya'da geçerli para birimi Japon yeni. Büyük mağazalarda kredi kartı kabul edilse de küçük restoranlar, tapınaklar ve sokak tezgâhlarında nakit hâlâ çok yaygın. Yanınıza Euro veya Dolar alıp Japonya'da bozdurabilir, ya da konbini marketlerdeki ATM'lerden yen çekebilirsiniz.
Japonca bilmeden zorlanır mıyım? Tur boyunca Türkçe rehberiniz yanınızda olduğu için hayır. Serbest zamanlarda ise birkaç basit kelime ("arigato" teşekkürler, "sumimasen" affedersiniz) ve bir çeviri uygulaması fazlasıyla yeterli.
Saat farkı ne kadar? Japonya, Türkiye'den 6 saat ileride. İlk bir iki gün hafif bir jet lag yaşamanız normal, ama yoğun program sizi çabucak yeni saate alıştıracak.
Son Söz
Japonya, gittiğiniz her yerde "Bu nasıl bu kadar düzenli olabilir?" diye düşündüğünüz, ama bir sonraki köşede bir tapınağın huzuruyla bambaşka bir duyguya kapıldığınız bir ülke. Sekiz gün sonra eve döndüğünüzde yanınızda sadece fotoğraflar değil, Fuji'ye ilk baktığınız anın, Nara'da size eğilen geyiğin ve Kyoto'nun turuncu kapılarının hatırası olacak.
Rotanın detayları, güncel tarihler ve rezervasyon için Grand Japonya Turu sayfamızı ziyaret edebilir ya da WhatsApp hattımızdan bize ulaşabilirsiniz. İyi yolculuklar, ya da Japonların dediği gibi, itterasshai!